Hafta sonu Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin, güzel insanlarıyla birlikteydik. Konumuz iletişimdi. Tam iki gün boyunca iletişimin ne olduğunu anlamaya çalıştık, nerde hatalar yaptığımızı gözlemledik ve kendimizi geliştirmek için neler yapacağımızın planını yaptık.
Peki nedir iletişim?
Sözlüklerde iletişimden şu şekilde bahsediliyor;
- Duygu, düşünce ya da bilgilerin usa gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon.
- Telefon, telgraf, televizyon, radyo gibi aygıtlarla yürütülen bilgi alışverişi, bildirişim, haberleşme, komünikasyon.
- İki ya da daha çok kişi arasında bir anlaşma, uzlaşma doğmasını sağlayan karşılıklı konuşma, diyalog
Bu tanımlara baktığımızda ve kendi yaşantımıza göz attığımızda iletişimin içinde bir mesaj olduğunu görüyoruz. Aslıda biz iletişim kurarken bir mesaj alıyoruz ya da bir mesaj iletiyoruz.
Mesaj alıp vermekse iletişim, kolay gibi görünüyor. Nedir bizim iletişimimizi zorlaştıran?
Aldığımız mesajları içinde bulunduğumuz duruma göre yorumlamamız. Gün içinde çok yorgunken, yöneticimizle tartışmışken, moralimiz çok bozukken, bir iş arkadaşımızın bize söylediği bir söz bizi sinirlendirebilir. Biz arkadaşımızın bize gönderdiği mesajı, kendi içimizde bulunan duruma göre yorumlarız. Evet moralimiz bozuk olabilir, gergin olabiliriz. Ancak arkadaşımızın verdiği mesajı içinde bulunduğumuz duruma göre yorumlamamız ve kişiselleştirmemiz, bizim durumumuzu bilmeyen arkadaşımız için haksızlık olur.
Kendi yorumlarımız, kendi bakış açımız ve paradigmalarımız, bizim hayatın neresinde konumlanacağımızı ve kiminle nasıl iletişim kuracağımızı belirleyen faktörlerdir.
Peki neler yapmalıyız? Devamını oku →